Ermenek Ziraat Odası

Vatan Hürriyet Ekmek

ZOBİS
ZOBİS
Ermenek Ziraat Odası > Tarımsal Yayım ve Danışmanlık

Tarımsal Yayım ve Danışmanlık

ORGANİK TARIM

Ermenek’teki Yoğun Kar Yağışı Zeytin Üreticilerini Vurdu

Ermenek ilçesinde yoğun kar yağışı, zeytin bahçelerinde ağaçlar üzerinde oluşturduğu yükle dalların kırılmasına neden oldu.

Ermenek Ziraat Odası Başkanı Yusuf ÖZÇELİK, 3 gün yağan kar yağışının etkili olduğu ilçede zeytinliklerin durumunu değerlendirmek üzere incelemelerde bulundu.

Yusuf ÖZÇELİK, Görmeli köyünde yaptığı inceleme sonrası ve diğer köylerden aldığı bilgi dahilinde “yoğun kar yağışı hububat üretimi olan yerde çok faydalı olacak. Hububat üretimi artacak fakat bir çok yerde zeytin ağaçlarının dalları kırılmıştır. Önümüzdeki sene ilçemizdeki zeytin veriminde düşüş yaşanması kesin. Yaptığımız tesbitlerde hasarın yüksek olduğu görünüyor ama hasar oranı zeytin üretimi bitince netlik kazanacak. Hava durumu raporlarına göre kar yağışı devam edecek. Gıda Tarım ve Hayvançılık İl Müdürü ile görüşme yaptık. Araziler açıldığında Gıda Tarım ve Hayvançılık İl ve İlçe Müdürlüğü hasar tesbitinde bulunacaktır. Konu hakkında Ermenek Kaymakamlığı’na yazı yazılmış olunup Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile görüşme yapacagız, gerekli desteklerini  bizden esirgemeyecektir.  ” Dedi

Ermenek 2015 yılı üretim miktarına bakıldığında yaklaşık 1300 parselde 5700 da alanda zeytin ağaçı bulunmaktadır. Bu ağaçların büyük kısmı zarar görmüştür. Bazı zeytin üreticileri ilk kar yağışından ihitibaren sırıkla ağaçtaki karı düşürmeye çalışmış ve başarılı olamamıştır.

Ermenek Ziraat Odasından Bal Ormanı Projesi Girişimi

İlçemizin çoğu bölgelerinde, tarım susuzluk nedeniyle tam teşekküllü yapılamamaktadır. Geçimini tarımdan sağlayan kişilere alternatif olsun düşüncesiyle bölgemizde arıcılık kursları açtırılmış ve çiftçilerimiz bu konularda bilinçlendirilmiştir. Arıcılığın daha verimli bir şekilde yapılabilmesi için yapılan araştırmamızda İlçemiz Balgusan, Güneyyurt ve Sarıveliler bölgelerinde bal ormanı projesinin uygulandığı görülmüştür. İlçemiz Orman İşletme  Müdürlüğü Kazancı Bölge Şefliği sınırları içerisinde bir bal ormanı projesinin gerçekleştirilmesi için yapmış olduğumuz başvurumuz  Orman ve Su İşleri Bakan Yardımcısı Harun TÜFEKCİ beyin katkılarıyla işleme alınmış ve 2017 yılı içerisinde işleme konulacağı ile ilgili yazı Ziraat Odamıza  intikal etmiştir.  Süreçte bize destek olan Sayın Orman ve Su İşleri Bakan Yardımcısı Harun TÜFEKCİ bey ve Kazancı Bölge Şefimiz Eray YENİ beye teşekkür ediyoruz.

SULAMA

Sulama sistemi, suyun kaynaktan alınması, sulanacak alana iletilmesi ve dağıtılması için gerekli yapı, araç, makine vb. unsurların bütünüdür. Her sulama yönteminin kendine özgü bir sulama sistemi vardır. Bu nedenle uygulamada önce mevcut su kaynağı, toprak, topografya, bitki, iklim, ekonomik durum, sosyal ve kültürel durum gibi etkenler dikkate alınarak koşullara en uygun sulama yöntemi seçilir ve daha sonra bu sulama yönteminin gerektirdiği sulama sistemi planlanır, sistem unsurları boyutlandırılır (projelendirilir) kurulur ve işletilir.

A-YÜZEY SULAMA YÖNTEMLERİ Yüzey sulama yöntemlerinde su, tarla başı kanalları ya da lateral boru hatlarından tarla parsellerine alınır ve arazi yüzeyinde belirli bir eğim doğrultusunda yerçekiminin etkisi ile ilerler. Su, bu ilerlemesi sırasında bir yandan da toprağın suyu alması (infiltrasyon) ile toprak içine girer ve bitki kök bölgesinde depolanır. Yüzey sulama yöntemlerinin uygulandığı alanlarda suyun tarla parsellerine iletimi ve dağıtımı genellikle açık kanal sistemleri ile yapılmaktadır. Ancak, topoğrafik koşullar nedeniyle bazen düşük basınçlı boru sistemleri de kullanılabilmektedir. Yüzey sulama yöntemleri; salma, tava (göllendirme) ve karık sulama yöntemi olarak sınıflandırılabilir.

1-Salma Sulama (vahşi sulama) Yöntemi Salma sulama yönteminde, tarla başı kanalından tarla parseline alınan su parsel boyunca arazi üzerinde rast gele yayılmaya bırakılır. Su toprak yüzeyinde ilerlerken bir yandan da toprağın su alması (infiltrasyon) ile toprak içine girer. Bu uygulama biçiminde, sulama doğrultusunda eğimin % 3’ü geçmemesi, sulamaya dik yönde olmaması ve tarlanın tesviyeli olması gerekir. Salma sulama yönteminin bir değişik uygulaması, tarla başı kanalından suyun şişirilerek taşırılması ve taşan suyun tarla parseli boyunca yayılmasıdır. Teorik olarak, suyun toprak yüzeyini bir tabaka biçiminde kaplayarak akacağı öngörülür. Ancak, uygulamada bu koşul genellikle gerçekleşmez. Su, eğim doğrultusunda düzensiz olarak ilerler ve çoklukla eş olmayan bir su dağılımı meydana gelir. Başka bir deyişle, tarla parselinin belirli kesiminde gereğinden daha fazla, belirli kesiminde ise gereğinden daha az bir su uygulaması söz konusu olur. Bu nedenle, su uygulama randımanı son derece düşüktür. Salma sulama yönteminin tek avantajı ilk tesis masrafının çok düşük olmasıdır. Buna karşın, tarla parseli boyunca eş su dağılımının sağlanamaması, su uygulama randımanının son derece düşük olması, toprakta tuzluluk ve sodyumluluk sorununun ortaya çıkmasına neden olabilmesi gibi sakıncaları dikkate alındığında bu yöntemin uygulanması pek önerilmemektedir.

2-Tava (göllendirme) Sulama Yöntemi Tava sulama yönteminde, sulanacak tarla parseli toprak seddelerle çevrilerek eğimsiz alt parsellere ayrılır. Bu alt parsellere tava adı verilir. Tarla başı kanalı ya da lateral boru hattından su tavalara bir ya da birkaç yerden alınır. Tava debisi, suyun tava içerisinde olanaklar ölçüsünde kısa sürede göllenmesini sağlayacak kadar yüksek olur. Tavada göllenen su, zaman boyutunda toprağın suyu alması (infiltrasyon) ile toprak içerisine girer ve bitki kök bölgesinde depolanır. Tava sulama yönteminin tesis maliyeti salma sulama yöntemi gibi düşüktür. Su, salma sulama yöntemine göre daha iyi kontrol edilebilir, ancak bu yöntemde de sulama randımanı düşüktür. Ayrıca tavaların eğimsiz olması gerektiğinden arazi tesviyesi gerektirir. Tava debisi yüksek olduğu için tava başında erozyonu önlemek için özel yapılar gerekebilir, derine sızmayı önlemek için kontrollü sulama yapılmasını gerektirir aksi durumda toprakaltı drenaj sistemi kurmak gerekebilir, bu da maliyeti artırır.

3-Karık Sulama Yöntemi Karık sulama yönteminde, bitki sıraları arasına karık adı verilen küçük kanalcıklar açılır ve su bu karıklara verilir. Su karık boyunca ilerlerken toprağın suyu içine alması (infiltrasyon) ile bitki kök bölgesinde depolanır. Sulama sırasında aynı anda çok sayıda karığa su verilir. Aynı anda su verilen karık sayısı bir karık sulama grubu oluşturur. Karık sulama sistemlerinde tarla başı kanalı ya da lateral boru hattından sonra, her karık sulama grubuna hizmet eden eğimsiz dağıtım kanalları ya da delikli (musluklu) karık sulama borularına gerek vardır. Bu borular taşınabilir olup, bir karık sulama grubunun sulaması tamamlandığında diğer gruba taşınır. Karık sulama yönteminin üstünlükleri arasında; ilk tesis masrafının diğer yüzey sulama yöntemlerine göre daha yüksek olmakla birlikte yine de düşük olması, iyi bir arazi tesviyesi ve sulama işletmesi ile iyi sayılabilecek bir sulama randımanının elde edilebilmesi, ağır bünyeli topraklarda emniyetle uygulanabilmesi sayılabilir. Yöntemin uygulanmasını kısıtlayan etmenler ise; karıktan çıkan suyu uzaklaştırmak için yüzey drenaj kanalarının gerekebileceği, kabul edilebilir düzeyde eş su dağılımı sağlayabilmek için iyi bir arazi tesviyesinin gerekli olması, karık sırtlarında birikebilecek tuzun toprak tuzluluğuna duyarlı bitkiler için sorun olabilmesi, düşen yağışın yüzey akışı oluşturduğu koşullarda, yüzey akışının karıklarda yoğunlaşarak erozyon sorunu oluşturması şeklinde sayılabilir.

4-DAMLA SULAMA YÖNTEMİ Sulama suyunun, filtre edilerek süzüldükten sonra, eriyebilir gübre ile veya gübresiz olarak toprak yüzeyine veya içine damlalar halinde verilmesine damla sulama denir.

DAMLA SULAMA SİSTEMİNİN KISIMLARI

Damla sulama sisteminin kalbi damlatıcılardır. Damlatıcılar plastikten yapılırlar ve Lateral adı verilen 12 ile 32 milimetre çapındaki boruların üzerine monte edilirler. Damlatıcılar suyu saatte birkaç litrelik bir debi ile toprağa damlatırlar. Bir damla sulama sistemi, damlatıcıların dışında 4 kısımdan meydana gelir. Bunlar; a)- Kontrol Ünitesi     b)- Ana Boru Hattı c)- Yan Ana Boru Hattı d)- Lateraller’ dir.

a) Kontrol Ünitesi: Suyun ve gübrenin süzüldüğü süzgeçler, basıncın kontrol edildiği basınçölçerler (manometre), vanalar ve gübreleme tankından meydana gelir. Kontrol ünitesinde üç adet süzgeç vardır. Bunlardan birincisi kaba parçaların kendi ağırlıklarıyla çöktüğü Kaba Süzgeç (hidro-siklon), ikincisi ince parçaların süzüldüğü Kum- Çakıl Filtre ve üçüncüsü ise kum-çakıl filtreden geçen çok ince parçaların ve gübrenin erimeyen kısımlarının süzüldüğü elek süzgeçtir.

b) Ana Boru Hattı: Kontrol ünitesinden geçen su ana boru hattı ile yan ana borulara iletilir. Ana boru hattı PVC polietilen, galvanizli çelik veya asbestli borulardan döşenebilir.

c) Yan Boru Hattı: Ana borudan suyu alıp, laterallere ileten boru hattıdır. Yan ana boru hattı bazı sistemlerde toprak yüzeyi üzerinden gider. Bu durumda yumuşak (polietilen) boru kullanılır. Bazı sistemlerde ise yan boru hattı toprak altından gider. Bu durumda da sert boru (PVC veya galvaniz) kullanılır.

d) Lateral: Üzerinde damlatıcıların belli aralıklarla bağlandığı yumuşak (polietilen veya yumuşak PVC) boru hattına lateral denir. Laterallerin toprak yüzeyinden gidenleri toprak altından gidenlerine göre daha çok kullanılmaktadır.

DAMLA SULAMA YÖNTEMİNİN YARARLARI

1. Damla sulama yönteminde su çok randımanlı bir şekilde kullanılabilir. Çünkü bu yöntemde su damlaları yağmurlamada olduğu gibi havada hareket etmez ve bitkinin toprak üst kısmı ıslatılmaz. Dolayısıyla ıslatılan alan dışındaki yaprak yüzeyinden buharlaşma ile su kaybı da olmayacağı için sistemde su kaybı en aza inmiş olur.

2. Damla sulama yöntemi ile sulanan bitkilerden daha yüksek ve kaliteli ürün elde edilir. Ayrıca bitkinin ıslanması ve toprak yüzeyi ıslanması en az olması nedeniyle damla sulamasıyla bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi önlenmektedir.

3. Bu yöntemde tuzlu sular sık aralıklarla toprağa verilmezse, toprak suyundaki tuz miktarı aşırı düzeye ulaşmaz ve bitkilerin tuzdan zarar görmesi önlenir.

4. Damla sulama yöntemi ile yabancı ot mücadelesi de daha başarılı olmaktadır. Çünkü bu yöntemle sulanan arazilerde, sıralar arasındaki toprak sulanmayarak kuru kalacaktır. Dolayısıyla da bu kuru toprakta yabancı otlar iyi bir gelişme gösteremeyecektir. Bunun yanı sıra toprağın yüzeyinin kuru kalması sayesinde toprak işleme, ilaçlama, toplama ve taşıma işleri sulama anında bile yapılabilmektedir.

5. Damla sulama, plastik örtüler altında yetiştirilen bitkiler için çok uygundur. Çünkü lateral borular plastik örtüler altına yerleştirilebilir. Aynı zamanda sistemin çalışması rüzgârdan etkilenmez ve bu sistemle gübre sulama suyu ile beraber verilebilir.

6. Bu yöntem eğimli arazilerde diğer sulama yöntemlerine göre su ve toprak kaybına yol açmaksızın daha başarılı ve kolay bir şekilde uygulanabilir.

7. Damla sulama yönteminde daha sık aralıklarla sulama yapılabildiğinden su ve toprak arasındaki gerilme (tansiyon) diğer sulama yöntemlerine göre (salma sulama ve yağmurlama, mini yağmurlama) çok daha düşük olmaktadır. Bitki kök bölgesinde sürekli düşük tansiyonda bir rutubet ortamı sağlandığından bitki suyu fazla enerji harcamadan alabilmektedir. Bitkinin bu tip sulama yöntemine tepkisi olumlu yönde olmaktadır. Bu da verim artışını etkileyen temel etmenlerden birisidir.

8. Her yer sulanmadığı için her sulamadan sonra kaymak tabakasını kırmak ve toprağı havalandırmak için toprak işlemesi olayları neredeyse ortadan kalkar, işçilik ve mazot tasarrufu sağlanır.

9. Diğer sulama sistemlerinde bir sezonda gübreler en fazla 3-4 defada verildiği için her defasında fazla miktarda gübre toprağa karıştırılır veya serpilir. Gübrelerin birçoğu bitkiler tarafından alınamadan sulama suyu ile derinlere doğru yıkanır bir kısmı da aralarda çıkan yabancı otlar tarafından alınır. Ayrıca topraklarımızın PH’ ı genelde yüksek çıktığı için verilen gübrelerin bir kısmı da toprak kolloidleri tarafından tutulur ve bitkiler tarafından rahatça kullanılamazlar. Damla sulamada ise her sulamada veya iki sulamada bir gübre verildiği için azar azar gübre verilir. Verilen gübreler tüm tarlaya değil de bitki kök bölgesine verildiği için daha az gübre verilir.

10. Sık sık azar azar su verdiğimiz için toprakta SU -- HAVA -- GÜBRE dengesini kolayca ayarlarız. Topraktaki su durumunu tarla kapasitesinde tutarak fazla su, az su, aşırı gübre vs. gibi streslerden bitkilerimizi koruruz.

11. Yağmurlama ve karık sulama yönteminde toprak suya tam doymuş hale gelirken damla sulama yönteminde küçük bir toprak hacmi ıslatılır ve sadece bu hacim neme doygun hale getirilir. Bu sayede, bitkiler için daha fazla havanın toprak içinde bulunması sağlanmış olur. Bu sistem aynı zamanda CO’2’nin bitki kök bölgesinden atmosfere emilişini kolaylaştırmaktadır.

12. Damla sulama yönteminde bitkilerin toprak üstü organlarının dolayısıyla yaprakların ıslatılmaması nedeniyle bazı bitki hastalık ve zararlılarının gelişmesi ve önceden uygulanan pestisitlerin yıkanması engellenmiş olur. Böylelikle, daha az kimyasal madde kullanımı, verimde artış, kalite artışı ve hasat sezonunun uzaması gerçekleşir.

13. Yoğun tarımda: sulama, ilaç uygulaması, yabancı otlar ile mücadele, toprak işleme ve hasat ile tüm bu işlemlerin en uygun zamanda gerçekleştirilmesi önemlidir. Toprağın çok nemli olması nedeniyle kimyasal maddelerin uygulanılmasındaki gecikmeler, toprak işlemenin yapılamaması, sulamanın gecikmesi verimde kayıplara neden olur. Damla sulama uygulaması ile bu tipteki tarımsal işlemler çok daha kolay olmakla birlikte bazı zamanlarda tüm bu işlemler eş zamanlı olarak da yürütülebilmektedir ( Damla sulama yaparken aynı zamanda ilaçlama yapabiliriz Arazinin tava gelmesini beklemeyiz.)

14. Damla sulama yönteminde toprak yüzeyinin tamamen ıslatılmaması, yapraklara su uygulanmaması nedeniyle toprağın ıslatılan yüzeyi genellikle taç örtüsü ile gölgelendiğinden buharlaşma kayıpları minimum düzeydedir. Bu nedenle bitkinin su tüketimi, dolayısıyla sulama suyu ihtiyacı azalmaktadır.

15. Damla sulama yöntemi rüzgârdan etkilenmediğinden hemen hemen günün her saatinde sulama yapılabilir.

16. Genellikle uygulama oranı (debi) çok düşük olduğundan, bu miktar, su alma (infiltrasyon) hızına göre ayarlanabilir, böylelikle yüzey akışı dolayısıyla erozyon da önlenmiş olur.

17. Basınç değeri, su uygulamasının yapıldığı ilk noktada genellikle yağmurlama sulama yöntemine göre çok düşük olmamasına karşın laterallerde genellikle 1-2 kg/cm² arasındadır. Bu da daha ince kesitli ve ucuz boruların kullanımını mümkün kılmaktadır.

18. Düşük su kalitesi (atık su ve tuzlu su) kullanımı, damla sulama sistemleri için söz konusu olmaktadır. Bu tipte sular yağmurlama sulama sistemlerinde kullanılmamasına karşın damla sulama sistemlerinde kullanılabilir. Öylesine tuz içeren sular vardır ki damla sulama uygulaması ile çok iyi verim değerleri elde edilebilmektedir

DAMLA SULAMA YÖNTEMİNDEKİ SORUNLAR

1. Bu sistem tıkanmaya karşı çok hassastır. Çünkü su damlatıcıları küçük deliklerden geçerken temiz olmaz ise içindeki kuru parçacıklar ve yosunlar vasıtasıyla damlatıcıları tıkayabilir. Tıkanan bir damlatıcının bulunması çok zor ve pahalı olduğu için bu yöntemde su süzgeçlerden geçirilip süzülmeden kullanılmamalıdır.

2. Sulamada kullanılan bütün sular, bir miktar erimiş durumda tuz içerirler. Bitkiler topraktan suyu aldıkça tuzun çoğu geride kalır. Sulama mevsiminde bu tuzların çoğu toprakta ıslak alanlar ile kuru alanlar arasında toplanır. Bu noktalarda biriken tuz hafif bir yağmur ile aşağıda köklerin sık bulunduğu yere doğru yıkanır ve bitkiler bu tuzdan zarar görür. Bu zararı en az düzeye indirmek için damla sulama sistemi yağışlı dönemlerde çalıştırılarak tuzların yıkanması sağlanabilir.

3. Damla sulama yönteminde tüm toprak hacmi ıslatılmaz. Islatılacak toprak hacmi bitki köklerinin en iyi yararlanabileceği hacim olmalıdır. Aksi durumda bitkiler olumsuz yönde etkilenirler.

4. Sistem kuruluş maliyeti yüksektir.

5. Kalitesiz su, kalitesiz filtreler ve kalitesiz eski teknoloji damla sulama boruları kullanılmasıyla zamanla damlatıcıların tıkanma riski vardır.

SONUÇ

Damla sulama; suyunun kıt (sınırlı), sorunlu (tuzlu) olduğu bölgelerimizde özellikle hafif bünyeli topraklarda ekonomik yönden değerli (sebze, meyve gibi) bitkilerin sulanmasında kullanılabilir.

Ermenek Ziraat Odası Süt Toplama Projesi

Ermenek Ziraat Odası ile  süt üreticileri arasında , sütün ürün kalitesini iyileştirmek, pazarlama gücü arttırarak daha iyi fiyata satmak,  üretici haklarını koruma altına almak ve kayıt dışı süt üretimini engellemek gibi  sorunların çözümleri için görüşmeler yapılmıştır. Konu hakkında Ermenek İlçe Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü ve Karaman Süt Birliğin’den alınan veriler dahilinde, Ermenek Ziraat Odası Başkanı Yusuf ÖZÇELİK  ve Ermenek Ziraat Odası’nda görevli  Ziraat Mühendisi Erçin ÇETİN, Torku Konya yetkilileri ile telefonda ön görüşme yapmıştır. Torku Süt Alım Bölge Müdürü Şakir KESKİN Ermenekli süt üreticileri ile görüşme için ilçemize gelmiştir. Firma Yetkilisi Şakir KESKİN yem tüketimi, süt üretimi ve sütteki kalite hakkında gerekli bilgileri alarak Torku Konya firmasına iletmiştir.

 Ermenek Ziraat Odası olarak soğuk süt alımı için projelerimiz yapılmaktadır. Önümüzdeki günlerde Torku Konya firmasından yetkili kişiler gelecek olup ,görüşmelerimiz devam edecektir.

Ermenek Ziraat Odası Başkanı Yusuf ÖZÇELİK “ çiftçilerimize sürekli destek vermek ve yeni projeler yapmak bizim görevimizdir. Çiftçilerimize daha iyi hizmet verebilmek için Ziraat odamızın işletmesinde  Ziraat Mühendisi görevlendirdik. Her zaman çiftçimizin ve üreticilerimizn arkasındayız” dedi.